İçeriğe geç
  • Dolar 49,3681
  • Euro 55,2121
  • Sterlin 65,4596
  • Bitcoin 4.124.342 ▲ %1,16

Yerel

ESİAD Başkanı Sibel Zorlu: "Aile şirketlerinin sadece yüzde 30'u ikinci kuşağa geçebiliyor"

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ile Türkiye Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) iş birliğinde düzenlenen "Aile Ofisi: Bugünü Yönetmek, Yarını Planlamak" başlıklı toplantıda, aile şirketlerinin sürdürülebilirliği, kurumsallaşma süreçleri, hukuki altyapısı ve nesiller arası varlık aktarımı değerlendirildi. Toplantıda, aile ofislerinin yalnızca finansal serveti değil, ailelerin kurumsal hafızasını, itibarını ve gelecek stratejilerini de yönettiği vurgulandı.

İzmir'deki ESİAD Dernek Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmalarını ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ve TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin yaptı. Toplantıda, İnci Holding ve ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi, TAİDER üyesi Neşe Gök ile OLEA Partners Aile Ofisi Kurucusu Sinem Özbek, aile ofislerinin kuruluş süreçlerini, farklı yapılanma modellerini ve uygulamadaki deneyimlerini paylaştı.

"Aile Şirketlerinin Sadece Yüzde 30'u İkinci Kuşağa Geçebiliyor"

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, aile şirketlerinin Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolüne dikkat çekerek, bu işletmelerin Türkiye'deki şirketlerin yaklaşık yüzde 95'ini oluşturduğunu ve gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 75'ini ürettiğini belirtti.

Aile şirketlerinin ekonomik büyüklüklerine rağmen kuşaklar arası devamlılık konusunda önemli sorunlarla karşılaştığını ifade eden Zorlu, "Bu işletmelerin ortalama ömrü 25 ila 34 yıl arasında. Küresel ve yerel istatistikler önümüze oldukça somut ve düşünülmesi gereken bir tablo koyuyor. Kurulan aile şirketlerinin sadece yüzde 30'u ikinci kuşağa geçebiliyorken, üçüncü kuşağa ulaşabilenlerin oranı yüzde 10 ila yüzde 12 seviyesinde kalıyor; dördüncü kuşağı görebilenlerin oranı ise ne yazık ki yüzde 3 ila yüzde 4'ü geçmiyor." dedi.

Kuşak değişiminin yalnızca yönetim kadrolarının veya hisselerin el değiştirmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Zorlu, aile şirketlerinin yıllar içinde oluşturduğu kurumsal değerlerin korunması gerektiğini belirtti.

Zorlu, "Bu rakamlar bize gösteriyor ki devir süreçleri doğru yönetilmediğinde, yılların birikimi bir kuşak değişimiyle yok olma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Burada 'birikim' derken sadece servet ve hisse devrinden bahsetmiyoruz; yıllar içinde oluşan iş yapma kültürü, itibar, deneyim ve kurumsal hafızadan oluşan 'görünmeyen sermayenin' aktarılması esastır." ifadelerini kullandı.

"Aile Ofislerinin Yönettiği Varlıklar 5 Trilyon Doları Aştı"

Aile ofislerinin dünya genelinde giderek daha önemli bir kurumsal yapı haline geldiğini kaydeden ESİAD Başkanı Sibel Zorlu, bu yapıların yönettiği varlık büyüklüğünün gelecek yıllarda daha da artmasının beklendiğini söyledi.

Zorlu, "Bugün dünya genelinde aile ofislerinin yönettiği toplam varlık büyüklüğü 5 trilyon doları aşmış durumda ve yakın gelecekte 9,5 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor. Bu muazzam büyüklük, aile ofislerinin sadece bir varlık yönetim aracı değil, kurumsallaşmanın ve nesiller arası başarının en stratejik mekanizmalarından biri haline geldiğini net biçimde ortaya koymaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

TAİDER'den Hukuk ve Vergi Mevzuatı İçin Ankara Açılımı

TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, derneğin 14 yıldır aile işletmelerinin sürdürülebilirliği ve kurumsallaşması konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirterek, aile ofisleri ve aile anayasalarının hukuki altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

TAİDER'in 300'ü aşkın aile şirketi ve binden fazla üyeyle faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Perçin, "TAİDER olarak 300'ü aşkın aile şirketimiz ve binden fazla üyemizle aile işletmelerinin geleceğini destekliyoruz. Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve kuşaklar arası geçişin sağlıklı biçimde yürütülmesi için hukuki altyapının güçlendirilmesini önemsiyoruz." dedi.

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi iş birliğiyle İzmir Ticaret Odası'nda gerçekleştirilen Hukuk Kongresi'nde aile şirketlerini ilgilendiren önemli mevzuat eksikliklerinin gündeme geldiğini belirten Perçin, "Aile ofisleri ve aile anayasalarına ilişkin hukuki düzenlemelerde ve vergi mevzuatında önemli boşluklar bulunduğunu gördük. Bu eksikliklerin giderilmesi, aile şirketlerinin uzun vadeli planlama yapabilmeleri açısından da önem taşıyor." ifadelerini kullandı.

"Hazırlayacağımız Önerileri Ankara'da İlgili Kamu Kurumlarına Sunacağız"

Hukuki düzenlemeler konusunda akademik çalışmaların devam edeceğini açıklayan TAİDER Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, üniversitelerle yürütülen iş birliklerinin somut mevzuat önerilerine dönüştürülmesinin hedeflendiğini bildirdi.

Perçin, "Üniversiteyle iş birliğimizi sürdürerek aile şirketlerinin hukuki yapısını güçlendirecek, vergi planlamasını da kapsayan somut öneriler hazırlamayı hedefliyoruz. Hazırlayacağımız önerileri Ankara'da ilgili kamu kurumlarına sunarak mevzuat çalışmalarına katkıda bulunmak istiyoruz." diye konuştu.

"Aile Büyüdükçe Bireysel Varlıkların Yönetimi Karmaşıklaşıyor"

Toplantıda konuşan İnci Holding ve ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi, TAİDER üyesi Neşe Gök, İnci Ailesi'nin kurumsallaşma sürecini ve aile ofisi deneyimini katılımcılarla paylaştı.

Aile şirketlerinde kurumsallaşmanın aile, ortaklık ve iş yönetimi olmak üzere üç ayrı boyutta değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gök, kuşaklar ilerledikçe aile üyelerinin bireysel yatırımlarının ve finansal ihtiyaçlarının çeşitlendiğine dikkat çekti.

Gök, "Aile büyüdükçe bireysel varlıkların yönetimi de karmaşıklaşıyor. Holdinglerin mali işler ve hukuk birimlerinin tüm aile üyelerinin ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değil. Aile ofisleri, şirket kaynaklarıyla bireysel varlıkları birbirinden ayırarak gizliliğin korunmasını ve aile üyelerine adil hizmet sunulmasını sağlıyor." dedi.

"Uluslararası Yatırım Fonlarına Erişim İmkânı Yaratıyor"

Aile ofislerinin risk yönetimi ve yatırım çeşitliliği açısından da önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Neşe Gök, aile üyelerinin ortak hareket etmesinin yeni finansal olanaklara erişimi kolaylaştırdığını belirtti.

Gök, "Aynı zamanda risklerin dağıtılması ve alternatif yatırım olanaklarının değerlendirilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Aile üyelerinin kaynaklarını bir araya getirmesi, bireysel olarak erişilemeyecek uluslararası yatırım fonlarına ulaşma imkânı da yaratıyor. Bütün bunların temelinde, aile birikiminin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefi bulunuyor." diye konuştu.

"Her Aile İçin Tek Bir Aile Ofisi Modelinden Söz Etmek Mümkün Değil"

OLEA Partners Aile Ofisi Kurucusu Sinem Özbek, aile ofislerinin kuruluşunda yalnızca servet büyüklüğünün belirleyici olmadığını, aile yapısının genişlemesi ve yönetilmesi gereken ilişkilerin çeşitlenmesinin de bu ihtiyacı ortaya çıkardığını söyledi.

Ailelerin kendi bünyelerinde özel aile ofisleri oluşturabileceklerini veya birden fazla aileye hizmet veren profesyonel yapılardan yararlanabileceklerini belirten Özbek, "Aile ofisleri, finansal varlıkların yanı sıra ailenin itibarını, bilgi birikimini ve entelektüel sermayesini de gözeten bir anlayışla çalışıyor. Her ailenin ihtiyaçları ve öncelikleri farklı olduğu için tek bir aile ofisi modelinden söz etmek mümkün değil." ifadelerini kullandı.

"Yatırım Kararlarını Aile Üyelerinin Yerine Vermiyor"

Aile ofislerinin yatırım araştırması, hukuki ve mali danışmanlık ile farklı uzmanlık alanları arasında koordinasyon sağladığını anlatan Sinem Özbek, bu yapıların karar alma süreçlerinde aile üyelerinin iradesinin esas olduğunu vurguladı.

Özbek, "Bu yapılar yatırım araştırması, hukuki ve mali konularda koordinasyon ve danışmanlık hizmetleri sunuyor. Ancak yatırım kararlarını aile üyelerinin yerine vermiyor. Temel amaç, ailelerin artan ihtiyaçlarını profesyonel biçimde yönetmelerine ve geleceklerini daha sağlıklı planlamalarına yardımcı olmak." dedi.

ESİAD ve TAİDER iş birliğinde düzenlenen toplantıda, aile şirketlerinin kuşaklar boyunca varlığını sürdürebilmesi için kurumsallaşma, hukuki güvence, risk yönetimi ve profesyonel varlık planlamasının önemi öne çıktı. Katılımcılar, aile ofislerinin finansal kaynakların korunmasının yanında aile değerlerinin, kurumsal hafızanın ve bilgi birikiminin gelecek nesillere aktarılmasındaki rolünü değerlendirdi.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…