İçeriğe geç
  • Dolar 49,3542 ▲ %0,18
  • Euro 55,3439 ▼ %0,11
  • Sterlin 65,2935 ▼ %0,13
  • Gram Altın 6.566,15 ▲ %0,31
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 94,26 ▲ %0,53
  • Bitcoin 4.034.121 ▼ %1,47
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Eğitim

Milli Eğitim Bakanı Tekin, ailelere çocukların dijital dünyasını takip çağrısı yaptı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, MGÜ Akademik Yılı Açılışı'nda çocukları dijital mecralar ve şiddet telkin eden akımlardan korumak için ailelere çağrı yaptı. Tekin, anne babalardan evlatlarının dijital dünyada kimlerle muhatap olduğunu takip etmelerini istedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Evlatlarımızı çağın savurduğu bu girdaptan, teknolojinin sahipsiz bıraktığı mecralardan ve şiddeti telkin eden akımların elinden çekip kurtarmak zorundayız." dedi.

Bakan Tekin, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (MGÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılışına katıldı.

Burada konuşan Tekin, yeni eğitim öğretim yılının ve akademik yılın hayır ve başarılarla dolu bir yıl olmasını temenni etti.

İstanbul'un Maltepe ilçesindeki 7 katlı bir binanın alt katlarının çökmesi nedeniyle hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyen Tekin, enkaz altında kalan vatandaşların da sağ çıkması temennisinde bulundu.

"Eğitim öğretim altyapımız, eğitim öğretim süreçlerimiz ve akademik başarılarımızın güçlenmesinden rahatsız olan birilerinin son dönemde okullarımızda güvenlik endişesi yaratacak eylemleriyle ilgili de birkaç şey ifade etmek istiyorum." diyen Tekin, Başakşehir'de bir ortaokulda meydana gelen bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Eslem Sare Bulut'a Allah'tan rahmet diledi, Esenyurt ve Turgutlu'da tedavileri süren öğrencilere acil şifalar niyaz etti.

Son bir yıl içinde okullara silah veya bıçakla yönelenlerin neredeyse tamamının henüz çocuk yaşta olduğunu, birini toprağa verirken birinin de karanlığa çekilmiş olduğunu görmezden gelerek bu konuların asla konuşulamayacağını dile getiren Tekin, bu gerçeğin işlenen suçun vahametini hafifletemeyeceğini vurguladı.

Hukukun gereğini eksiksiz yerine getireceğini ifade eden Tekin, şöyle konuştu:

"Fakat bizi şu suali sormaya mecbur kılar; O evladımız eline silahı aldığı sabahtan çok önce ailesinden, okulundan ve bu toplumun değerlerinden nerede ve kimler tarafından koparılmıştır? Bu sualin cevabını soruşturma dosyaları bize veriyor. Kahramanmaraş'ta da, Turgutlu'da da faillerin izini sürdüğümüzde yol bizi aylarca baş başa kalınmış bir ekrana, o ekranın ardında binlerce kilometre ötedeki katilleri kahraman diye sunan mecralara ve çocuklarımızın yalnızlığını öfkeye çevirmeyi iş edinmiş karanlık akımlara götürüyor. Aynı tablonun bugün dünyanın pek çok ülkesinde aynı yaşlarda, aynı yöntemlerle, hatta aynı sembollerle tekrar ediyor olması karşımızdakinin bütün ülkelerin çocuklarını aynı anda hedef alan, sınır tanımayan bir tehdit olduğunu açıkça gösteriyor.

Böyle bir tehdidin karşısında biz okullarımızın kapısında, bahçesinde, koridorunda gereken her tedbiri ilgili bütün otoritelerle, bakanlıklarımızla eş güdüm içerisinde karanlık kararlılıkla alıyoruz ve artırarak almayı sürdüreceğiz. Bu hususta hiçbir tereddüdümüz yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın takip ettiği ve talimatlandırdığı bir konu. Ne var ki sınır tanımayan bir tehdit okulun duvarını hiç tanımayacaktır. Çocuklarımızın günün bir bölümünü geçirdiği okulda alınan hiçbir tedbir onların okul dışındaki saatlerde ellerindeki ekrandan zihinlerine ve kalplerine akıtılan zehri tek başına durdurmayacaktır."

"Anne ve babalarımızdan evlatlarının dijital dünyada kimlerle muhatap olduğunu takip etmelerini rica ediyorum"

Bakan Tekin, çocukların okulda kendilerine, evde ise anne ve babasına emanet olduğunu dile getirdi.

Çocukların ekranın karşısında ise çoğu zaman kimsenin gözetiminde bulunmadığını, bu boşluğu dolduranların çocukların yaşını, yalnızlığını ve zaafını da çok iyi bildiğini ve kullandığını aktaran Tekin, "O boşluğu devletin tek başına kapatamayacağı gibi ailelerin de tek başına kapatması mümkün değildir. Bunu ancak el birliği yaparak kapatabiliriz. Onun için öncelikle anne ve babalarımızdan evlatlarının dijital dünyada kimlerle muhatap olduğunu, hangi oyunların ve hangi sayfaların onları saatlerce içine çektiğini en az okul karnesi kadar yakından takip etmelerini rica ediyorum." dedi.

Anne ve babaların çocuklarındaki değişimi, içe kapanmayı, öfkeyi fark etmesi durumunda vakit kaybetmeden rehber öğretmenlere bilgi vermelerini isteyen Tekin, "Evinde silah bulunduran herkes de onu evlatlarımızın asla erişemeyeceği şekilde muhafaza etmeyi, hukuki olduğu kadar vicdani bir mesuliyet olarak görsünler. Öğretmenlerimizin öğrencisinde gördüğü her işareti ciddiye alırken devletini bütün imkanlarıyla yanında bulacağından şüphesi olmasın." diye konuştu.

"Söz konusu evlatlarımız olduğunda bu meselenin iktidarı da, muhalefeti de olmaz"

Tekin, üniversiteleri bu meseleyi bütün boyutlarıyla araştırmaya, bulgularıyla kendilerine yol göstermeye davet ederek, bu tür çalışma yapanlara Bakanlığın kapısının her zaman açık olacağını vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Tekin, şunları kaydetti:

"Medyamızdan ve sosyal medya mecralarından ise bu ülkenin çocuklarını kendi çocukları olarak bilerek sorumlulukla hareket etmelerini özellikle istirham ediyorum. Birlikte hareket etmemizin önündeki en büyük engel ise bu acının gündelik siyasete malzeme yapılmasıdır ve bunu üzüntüyle müşahede ettiğimi açıkça ifade etmek durumundayım. Eleştiriye hürmetimiz tamdır. Milletimizin her sualine cevap vermeyi de tarihi ve ahlaki bir sorumluluk olarak, vazife olarak görürüz. Fakat eleştiri ile çığırtkanlık arasındaki çizgiyi de hepimizin görmesi gerekir. Henüz bir yavrumuzun toprağa kurumamışken sosyal medyada siyaset adına bu acının çığırtkanlığını yapanlar, saldırı görüntülerini elden ele dolaştıranlar, teyitsiz her söylentiyi büyüterek anne ve babaların yüreğine korku salanlar bilmelidir ki saldırganı ve yöntemini çoğaltan her paylaşım bir sonraki heveslinin önüne konulmuş bir örnektir. O paylaşımın sahibi de doğacak neticenin doğal olarak ortağıdır.

Çocuklarımızı bizden koparmaya çalışan bu mecralar kimin hangi partiye gönül verdiğine bakmıyor. Kapısı çalınmayan odaya, hali hatırı sorulmayan evladımıza ve bizim birbirimizle uğraşarak geçirdiğimiz her güne bakıyor. Söz konusu evlatlarımız olduğunda bu meselenin iktidarı da, muhalefeti de olmaz. Çocuklarımız bu milletin müşterek birer emanetidir ve o emanet her türlü hesabın üstünde, her türlü siyasi mülahazadan azade olmalıdır. Bu emaneti siyasi hesabına basamak yapmak isteyen her kim olursa olsun karşısında önce bu milletin vicdanını bulacaktır. Evlatlarımızın emniyeti için kimden gelirse gelsin her yapıcı teklife ise kapımız ardına kadar açıktır. Evlatlarımızı çağın savurduğu bu girdaptan, teknolojinin sahipsiz bıraktığı mecralardan ve şiddeti telkin eden akımların elinden çekip kurtarmak zorundayız. Bunu da devletiyle, milletiyle, ailesiyle, okuluyla, iktidarıyla, muhalefetiyle el ele vermeden başarma ihtimalimiz yok. Devletimiz bu mücadelenin başındadır, hiçbir evladını yalnızlığa, hiçbir aileyi çaresizliğe terk etmeyecek, Allah'tan izni ve milletimizin desteğiyle çocuklarımızı bu karanlık ruha asla teslim etmeyeceğiz."

"Öğrencilerin daha aktif katıldığı, analitik düşünebildiği bir program düzeyine geçtik"

Bakan Tekin, çocukları sanata daha erken yönlendirmek amacıyla daha önce Palet Okulları ile özel sektörde başlayan sürecin ilk örneği olarak MGÜ ile protokol yaparak Ankara Müzik İlkokulu, Ortaokulu ve Lisesini açtıklarını hatırlattı.

Şu an 20 ilde müzik okullarının bulunduğunu ifade eden Tekin, küçük yaşlardan itibaren çocukları yeteneklerine göre seçerek bu okullarda eğitim verdiklerini söyledi.

Müzik okullarının yanı sıra spor ortaokulları açmaya başladıklarını da anımsatan Yusuf Tekin, "Sadece spor ve sanattaki becerileri ve yetenekleri erken keşfetmek değil aynı zamanda mesleki becerileri de erkenden keşfetmek adına mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarının da ortaokullarını açmaya başladık. Bu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulamasıyla birlikte zaten bütün derslerimizde öğrencilerin daha aktif katıldığı, analitik ve eleştirel düşünebildiği öğretmenleriyle birlikte kendi becerilerini geliştirecek alanlar oluşturduğu bir program düzeyine geçtik zaten. Bu yıl 3'üncü yılımızdayız." diye konuştu.

Bakan Tekin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni ve temel parametrelerini sundukları her ortamda beğeniyle karşılaştıklarını belirterek, mayısta İstanbul'da düzenlenen PISA Yönetim Kurulu Toplantısı'nda yetkililerin kendilerinden modeli farklı dillere çevirerek ülkelere sunum yapmalarını istediklerini sözlerine ekledi.

"Ülkemizin kültür ve sanat politikalarına yön veren bir üniversite olacağız"

MGÜ Rektörü Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar da üniversite bünyesinde 4 fakülte, bir enstitü ve bir meslek yüksekokulu bulunduğunu belirterek, toplam 1656 öğrencinin eğitim gördüğünü kaydetti.

Üniversitenin ülkenin sanat alanındaki tek tematik üniversitesi olması ve sanatçı kadroları yetiştirmesi nedeniyle müstesna bir kurum olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaçar, bu sorumluluğun bilincinde olduklarını söyledi.

Kültür ve sanat alanındaki meselelere çözüm üreteceklerini, rol model olacaklarını, tüm kurum ve kuruluşlarla işbirlikleri yapacaklarını aktaran Prof. Dr. Kaçar, "Gerek akademik kadromuzun gerekse idari kadromuzun elini taşın altına koyacak kadar güçlü ve ekip ruhuna sahip olduğunu görüyorum." dedi.

Konuşmaların ardından Palet Türk Müziği İlkokulu öğrencileri ve MGÜ Orkestrası ve Korosu müzik dinletisi sundu.

Törene, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, Ankara Valisi Yakup Canbolat, AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları ve bazı üniversitelerin rektörleri de katıldı.

Haber kaynağı: AA

Kaynak: Haberler.com

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…